Big in Japon deyimi özellikle Kuzey Amerika ve Avrupalı müzik gruplarının kendi ülkelerinde ünlü olamamışken,Japonya’da popiler olmasını anlatmak için kullanılır. Daha çok Alphaville ve Ane Brun şarkılarıyla tanınmış olsa da Big İn Japan, başlı başına bir deyimdir. Peki bu köklü deyimin zaman karşısındaki yolculuğu nedir?
1970’li yıllarda Japonya Batı’dan gelen kültüre büyük bir ilgiyle yaklaşıyordu. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra atılan atom bombolarıyla kendini 20 yılda toplayan bu ülke, Avrupa’ya çeşitli öğretmen ve öğrencileri göndererek, o ülkelerin bilimini ve kültürünü öğrenerek kendilerine endekslediler lakin daha da fazlasını elde etmek için çalışıyorlardı. Dolayısıyla dünyadan kendilerine gelen Rock, Pop, Metal ve daha bir sürü türden şarkılar söyleyen sanatçıları tam anlamıyla bağırlarına basıyorlardı.
Gelişen yıllarda Norveç, Alman şarkıcılar, çeşitli gruplar, özellikle Avrupa’da çok tanınmayan kişiler, Japonya’da ilgi çekebileceklerini ve maddiyat olarak kazanacaklarını düşünerek Japonya’ya turnelere çıktılar. Beklenen gibi oldu, Japonya gerçekten bu sanatçıları büyük bir heyecanla karşılıyorlardı. Hatta bazı gruplar işi ilerletip farklı grupların şarkılarının bir benzerlerini çıkarıp Japonya’da bu şarkılarla konserler verip, şarkıları pazarlıyorlardı. Mr, big, bon jovi ve scorpions buna güzel bir örnektir. Hatta The Betles grubunun şarkıları bile düzenlenerek American Beatles adlı grubun şarkıları olmuştu. Bunlar da zamanla “Big in Japon” kavramını doğurdu yani”Dünya’da bir değerin yok ama Japonya’da bir numarasın.” Daha da basit bir tabirle açıklanacak olursa “okyanusta bir damlasın ama denizde büyük bir balıksın.” Peki biz bu kavramı hayatımızın hangi alanlarında görüyoruz?
Şöyle basit bir örnekle bu olay açıklanabilir. İş hayatına atıldığımızda az çalışanlı bir şirkette beş, altı yıl sonra terfi ederek müdür oluyoruz. Başka biri bize gelip “büyük bir firma var, orada da yükselirsin, daha büyük işler yaparsın.” Diye bir teklifle geldiğinde “hayır böyle iyi, burada müdür olmak tanınmak bana yeter.” Dediğimizde bu Big in Japon oluyor yani daha iyisi hak edildiği ve yapılabildiği halde kendimizi geri çekmemiz kabuğumuzda kalmamız ve kısaca bulunduğumuz yerin Japonyası o küçük şirket olmuş oluyor.
İşin ironi olan yanı ise kesinlikle şudur. Japonya tüm bunlara rağmen dünyanın en büyük ülkelerinden bir tanesi. Çocuklarını erken yaşta ülkelerinin dışına gönderip dünyayı öğrenmesine yardımcı olmaya çalışıyorlar. Şu an önde gelen şirketlerde, örnek olarak Silikon Vadisi’nde en çok
Japonları görüyoruz. Kısaca yıllardır kullanılan bu tabirin asıl geldiği kökün ne kadar çok değiştiği su götürmez bir gerçek olarak karşımızdadır.


