Kişiler genel olarak spora başlar, spor yapar ve bir süre sonra üzerlerine bir yorgunluk çöker, bu yorgunluk spor sonrası oluşan halk arasında “hamlanmak” olarak bilinen spor sonrası yorgunluk meydana gelir.
Yorgunluk kasların antrenman ardından yıpranması sonucu oluşan dinlenme isteğidir. Yıpranan kas hücrelerinin onarılabilmesi için dinlenme eylemi gerçekleştirilmelidir. Kas dokuları yıpranmalarını protein aracılığı ile onarır, dinlenmenin yanı sıra beslenmeye de özen gösterilmelidir. E tabii bu yorgunluk insana bahane üretmeye başlıyor, eğer ki hali hazırda mesai yaptığınız bir işiniz varsa, mesai bitiminin ardından spor yapmak insan için, uğruna savaş verilecekmiş gibi bir his uyandırır.
“o kadar yaptım canım, bugün de gitmeyeyim”.
“ya bugün de gitmeyeyim aman ne kaybederim “.
“zaten işte yoruluyorum, bir de spor yapmaya devam edersem zarar görürüm”.
“bu günden sonra devamsızlık yapmayacağım, bugün aşırı yorgunum “.
Gibi bahaneleri bize oluşturan en büyük etken yorgunluktur.
Peki ne yapmalıyız?
Nasıl bu sorunla başa çıkmalıyız?
Kendimizi nasıl motive edebiliriz?
İlk olarak bir sporcunun gelişimi için mutlaka istikrar gerekir, istikrar olmadan asla gelişim olamaz.
Bir süre sonra bahaneler sizleri yıldırmayacaktır. Yapmış olduğunuz sporun vücudunuzdaki yansımasını gördüğünüz zaman sporun faydasına vazgeçemeyeceksiniz, gelişim pozitif yönde olduğu için artık spor sizin için vazgeçilmez olacaktır çünkü siz bu değişimin sürekli olmasını isteyeceksiniz.
Unutulmamalıdır ki zihnin pes ettiği yerde, bahanelerin türedi anda vücudunuz devam et derse ve siz devam ederseniz gelişirsiniz.
Durmayın, devam edin pes etmeyin koşamayacaksanız bile yürüyün, cefası olmayan bir davanın sefasını kimse beklemez herhalde. O halde cefanızı çekin, yoruldun, eğer ki cefasını çekerseniz bu davanın sefasını biliyorsunuz.
Zihniniz bırak artık dediğinde vücudunuz daha zinde olmayı, daha güçlü olmayı, daha öz güvenli olmayı hayal etmeli. Unutmayınız ki mücadele ve istikrar mutlak başarı getirir.
Zaten bilinmelidir ki, yorulmadan dinlenilmez. Cefa çekmeden sefa olmaz.
Düşünün onca zaman boşa akıp gidiyor, ve siz sadece zamanın akışını izliyorsunuz, kendiniz için bir şeyler yapmıyorsunuz, bir önceki virgülü koyduğum ana tekrar geri dönemeyeceğim ama o virgülü koymak benim için geçen zamandan kâr kaldı…
Kendinize başarısız yaftası yapıştırmayın, herkes yapabiliyorsa siz de mutlaka ama mutlaka yapabilirsiniz, çünkü insanlık sıfatı herkeste aynıdır.
Sizin diğerlerinden ne farkınız var? Bu işi başarmış olan diğer insanlardan ne farkınız var? Kollarınız mı yok? Düşünemiyor musunuz? Düşünemeyen, vücudunda çeşitli uzuvları eksik insanlar bile başarabilmişken neden sen başaramayasın? İnan kendine ve gör!
Tarih imkansızı başarabilenlerle doluyken bu eylem senin için imkansız olmamasına rağmen neden başaramıyorsun? Çünkü kendine inanmıyorsun, dene inanmayı dene, zamanın aleyhine değil, lehine işlemesini sağla, dün antrenmanını aksattın ve evinde yattın, antrenmanını yapmış ve akan zamandan bir kar etmek yerine, üşendin ve içindeki o uyuşuk sene fırsat verdin.
Kaldır onu, ittir, onun seni yenmesini değil senin ona karşı zafer elde etmeni sağla, inan ki senin zaferin daha fazla ses getirecek.
Unutmayın spor size kendinizi iyi hissetmenizi sağlar, zinde olursunuz, öz güveniniz artar, stresten uzak olursunuz, her sorunla başa çıkabilecekmişsiniz hissini uyandırır, sindirim sisteminizin düzgün çalışmasını sağlar pes etmeye yöneldiğinizi hissettiğiniz an bunları düşünün. Unutmayın imkansız yoktur!
Pes etmek âciz insanların alışkanlığıdır, üşengeç vücutların bahanelere sığınmasıdır, kendini yitirmiş insanların işidir pes etmek siz böyle biri değilsiniz, pes etmeye yöneldiğinizi hissettiğiniz an böyle bir insan olmadığınızı düşünün.
Ne demiş üstat Nâzım Hikmet “Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak.” Direnin.


